gönderen tigerEye » Prş Kas 26, 2009 3:24 am
http://www.atam.gov.tr/index.php?Page=D ... erikNo=171Atatürk’ün Söylev’de, Takrir-i Sükûn Kanunu ve İstiklâl Mahkemeleri ile ilgili açıklamalarından:Baylar, ulusumuzun toplumsal, iktisadi, kısacası, bütün uygarlıkla ilgili iş ve ilişkilerinde verimli sonuçlar sağlayan yeni yasalarımız da,
kadın özgürlüğünü güven altına alan ve aileyi sağlamlaştıran Yurttaşlar Yasası (Medeni Kanun) da bu sözünü ettiğim dönem içinde yapılmıştır. Şunu söylemeliyim ki biz, her araçtan, yalnız ve ancak bir görüş için yararlanırız. O görüş şudur: Türk ulusunu, uygar toplumlar içinde yaraştığı kata yükseltmek ve Türk Cumhuriyetini sarsılmaz temelleri üzerinde, her gün daha çok güçlendirmek; bunun için de, zorbalık düşüncesini öldürmek...
http://www.yargitay.gov.tr/ataturk/hukuk/istiklal.htmlsaygılarımla
"Kısacası, modern dönemde kadının özüyle birlikte aidiyet duygusunun yitimine de tanık olmuş bulunuyoruz.
Özgürlük dedikleri, sanırım böyle bir şey."
Acaba hangi tarihte yada hangi dönemde kadın özüyle birlikte aidiyet duygusu taşıyordu. Osmanlı devrindemi? farklı görüşler var kadın eşitliği başlığındada belirtmiştim.Özgürlük sorgulanacaksa bu erkek veya kadın özgürlüğü değil tek bir başlıkta insan özgürlüğü tartışılmalı.
Osmanlı toplum düzenindeki kadının durumunu, Celal Nuri, 1915 yılında yayınlanan kitabında şöyle özetlemektedir:
Kadının bir insan olarak, toplum içinde yaşayan bir varlık, bir ‘birey’ olma hakkı, doğuştan sahip olduğu en temel haklarındandır. Özgürlüğün ve hakların bulunmadığı bir yerde, insanın ‘insan gibi’ yaşamasından söz edilemeyeceği gibi, gerçek anlamıyla ileri bir toplum ve kültür varlığından da söz edilemez.
Ulusların geleceğe yönelişlerinde belirleyici rol alan unsurların başında, eşit hak ve özgürlüklere sahip bir ‘insan’ tanımı gelmektedir.
Atatürk tarafından Türkiye’ye davet edilen ve Çankaya’da kendisine tahsis edilen bir evde üç kez misafir edilen kadın gazeteci-yazar Berthe Gaulis’in anlatımında, Büyük Önder’imizin kadın hakları konusundaki
‘tam eşitlik’i öngören düşünceleri etkileyici bir dille şöyle ifade edilmiştir:
Bu derece değişen Türkiye’de kadının kaderi nasıl olacaktı?
O beklenmez nüanslarla dolu ses ile gözlerin parlaması, bir anda şu karşılığı verdi:
‘Tam eşitlik!.. Bizdeki hakların hepsine sahip olacak! Kadınlarımız kurtuluşlarını gerçekten hak etmişlerdir. Bir milletin yarısının, onun sosyal yaşayışı dışında tutulması kabul edilemez.’ Böylece Mustafa Kemal, benim üç kez tüm Anadolu boyunca gördüklerimi hatırlatmış oluyordu. Kadın, erkeğin yerini alıp askerlik etmişti; tarlalarda çalışıyor, çift sürüyor, cephaneler taşıyor, siperlere kadar askerlerin savaşına ortak oluyordu....’ (B. Gaulis, Çankaya Akşamları, Çev.: Füruzan Tekil, İstanbul 1983)
http://www.atam.gov.tr/index.php?Page=D ... erikNo=171Atatürk’ün Söylev’de, Takrir-i Sükûn Kanunu ve İstiklâl Mahkemeleri ile ilgili açıklamalarından:Baylar, ulusumuzun toplumsal, iktisadi, kısacası, bütün uygarlıkla ilgili iş ve ilişkilerinde verimli sonuçlar sağlayan yeni yasalarımız da,
kadın özgürlüğünü güven altına alan ve aileyi sağlamlaştıran Yurttaşlar Yasası (Medeni Kanun) da bu sözünü ettiğim dönem içinde yapılmıştır. Şunu söylemeliyim ki biz, her araçtan, yalnız ve ancak bir görüş için yararlanırız. O görüş şudur: Türk ulusunu, uygar toplumlar içinde yaraştığı kata yükseltmek ve Türk Cumhuriyetini sarsılmaz temelleri üzerinde, her gün daha çok güçlendirmek; bunun için de, zorbalık düşüncesini öldürmek...
http://www.yargitay.gov.tr/ataturk/hukuk/istiklal.htmlsaygılarımla
Forumu amacına uygun ve özenle kullanalım. Söz uçar yazı kalır...